Ergoterapi Nedir?
Türkçede iş terapisi olarak da adlandırılan ergoterapi, otizm ve hiperaktivite gibi psikiyatrik hastalıklar yaşayan bireylerin anlamlı aktivitelerini veya mesleklerini geliştirmek, onları topluma yeniden kazandırmak için değerlendirme ve müdahalenin kullanılmasını içeren bir sağlık mesleğidir.
Uzman ergoterapistler bu kişilerin hayattaki hedeflerini belirlemesine ve fiziksel, zihinsel ve sosyal zorlukların üstesinden gelinmesine destek olur. Günlük rutinin içindeki aktiviteleri yapmanıza yardımcı olmak için sorun yaşayan kişilerle birlikte çalışırlar ve kişinin kendisini güvende, huzurlu ve desteklenmiş hissetmek için ihtiyaç duyulan kaynakları sağlarlar.
Yaş veya cinsiyet ayırmaksızın her kesimden insanla ilgilenen ergoterapistler, günlük hayattaki bir aktiviteyi veya bir görevi nasıl yaptığınızı görmek için evinize, iş yerinize gelerek gözlem yapar. Bu gözlem doğrultusunda size kolaylık sağlamak adına uygulama planı oluşturur ve bu planın disiplinli bir şekilde uygulanması konusunda kişiyi teşvik eder.
Ergoterapist Ne Yapar?
Ergoterapistler kişiye günlük yaşam aktivitelerini yapabilme becerisi kazandırarak, bireyin günlük yaşamında bağımsız ve kendine yeter hale gelmesini amaçlar. Ergoterapist sizin motor-duyusal becerilerinizi, hareket kalitenizi, bilişsel ve psikososyal durumunuzu değerlendirir. Aktiviteleri veya çevrenizi modifiye ederek, kaybedilen becerileri yeniden kazanmanızı amaçlar.
Her yaştan kişilerle ilgilenen ergoterapistler, günlük hayattaki bir aktiviteyi veya bir görevi nasıl yaptığınızı görmek için evinize, iş yerinize gelerek gözlem yapabilmektedir. Bu gözlem doğrultusunda size kolaylık sağlamak adına uygulama planı oluştururlar.
Ergoterapi Faydaları Nelerdir?
Uzman ergoterapistlerin uyguladığı ergoterapi yönteminin sağladığı en büyük fayda psikolojik olarak sorun yaşayan kişinin ihtiyaç duyduğu beceri ve yetenekleri yeniden kazanmasını sağlayarak topluma kazandırmasıdır.
Ergoterapistler, kişinin ihtiyaç duyduğu tüm kaynaklara sahip olunduğundan emin olurken, hareket, aktivite ve becerilere doğru bir şekilde ulaşmanın yollarını bulmasına yardımcı olur. Bunlarla birlikte kişinin genel fiziksel sağlığını iyileştirmek için de sağlık ekibinizin diğer üyeleriyle birlikte çalışır.
Ayrıca günlük rutinler sırasında kişinin kendisini güvende ve desteklenmiş hissetmesi için ihtiyaç duyduğunuz duygusal veya sosyal kaynakları da elde etmesini sağlar.
Duyu Bütünleme Terapisi Nedir?
Duyu bütünleme terapisi, 1970’lerde Ergoterapist A. Jean Ayres tarafından, duyusal işleme bozukluğu olan çocukların, duyusal bilgiyi düzenlerken yaşadığı zorlukların giderilmesi amacıyla geliştirilmiş terapidir. Ergoterapistler tarafından uygulanır.
‘Duyusal Bütünleme; Kişinin kendi vücudunu ve çevresinden gelen duyumları organize eden ve vücudu çevreyle uyumlu kullanmaya mümkün kılan nörolojik bir tepkimedir.’ (Ayres,1988)
Duyu Bütünlüğü, çevremizle olan etkileşimimizde vücudumuzu etkili bir biçimde kullanabilmemizi sağlamak için vücudumuz ve çevremizden gelen duyuları organize eden nörolojik bir işlemdir. Duyular, bedenimizi ve çevremizi fark etmemizi sağlar.
Çevreden ve vücudumuzda gelen bilgilerin duyusal organlarımız tarafından beyne ulaştırılması, beyinde birtakım işlemlerden geçerek duyusal girdiye uygun davranışın oluşturulması süreci duyusal bütünlemedir. Duyusal bütünleme sürecinde duyuların duyu organları tarafından alınmasında, beyne ulaştırılmasında, beyinde uygun yorumlanmasında veya uygun yanıtın oluşturulmasında sorun yaşanması ise duyusal bütünleme bozukluğudur. Duyu bütünleme terapisi, duyusal bütünleme süreçlerinde sorun yaşan çocuklar ve yetişkinlere uygulanan bir terapidir.
Duyusal entegrasyon, çevreden ve vücuttan alınan duyusal bilgilerin analizini, sentezini ve organizasyonunu kapsayan nörolojik bir süreçtir. Bu sebeple duyusal entegrasyon merkezi sinir sisteminde gerçekleşir. Duyusal entegrasyon yolu ile; beden algısı, uygun uyaranların seçimi, vücudun çevreye uygun hareket etme becerileri gelişir. Duyusal reseptörler vücuttan gelen bilgiyi alır. Merkezi sinir sistemi içindeki duyusal nöronlar üzerinden beyine bilgi akışı olur. Beyin ilgili duyusal mesajları çok hızlı bir nörolojik işlemle analiz eder, düzenler, bağlantıları sağlar ve onları bütünleştirir. Daha sonra, motor nöronlar beynimize mesaj gönderir. Vücudumuz bu mesaja duyusal motor bir cevap verir.
Duyusal entegrasyon mekanizması yaşam boyu devam eder, bu sebeple gelişimi süreklidir.
Öğrenme; bilginin alınması, bilginin düzenlenmesi, bilginin depolanması ve bilginin iletilmesi süreçlerinin tamamıdır. Bilgi ise vücudumuzdan ve çevremizden gelen duyusal uyaranlardır. Bu nedenle bilginin öğrenilmesi için duyuların alınıp yorumlanması süreci duyu bütünleme süreci ile oldukça yakın ilişkilidir. Duyusal işlemleme de sorun yaşayan, duyu bütünleme bozukluğu olan çocuklarda öğrenme ve uygun davranışı meydana getirmede sorun yaşanabilir.